Temel Aga’nın Mektupları

Mustafa Reşat Sümerkan

Temel Aga ve Mektupları Üzerine

Bilirsiniz, ünlü kişilerin başkalarıyla yaptığı özel yazışmalar her zaman ilgi çekmiştir. O mektuplar çoğu kez bilinmeyen olayları, ilişkileri, hatta bazı tarihsel gerçekleri gün ışığına çıkarmış; yazıldığı kişileri de genellikle ünlüler arasına katmıştır.

Elimizdeyse, yaşadığı kentte bile tanınmayan, tam anlamıyla ‘sıradan’ bir insanın mektupları vardır. Mektupların sahibi ‘Temel Aga’nın kim olduğu, özel yazışmalarının niçin yayımlandığı, yazılanların niçin bizleri ilgilendirdiği, açıklanması gerekli sorular gibi durmaktadır.

Mektuplarda geçen olaylar, Karadeniz’de günlük yaşamın ipuçlarıdır. Bunlar, üzerinde durmaya bile değmeyen, haber değeri taşımayan ama bölge insanını yakından tanıma olanağı veren yaşam kesitleridir. Mektupların birer güldürü unsuru oldukları söylenemez. ‘Temel Aga’, yalnızca yaşadığı olayları kâğıt üzerine yansıtmıştır ama bize gülünç gelir. Belki de bizi güldüren, günlük yaşamda dikkat etmediğimiz ayrıntılar, olayların yöresel kültürümüze, anlayışımıza ters düşen yönleri ya da bölgeye özgü çelişkilerdir.

Temel Aga’ya oldukça yakın biri olarak, onu burada sizlere tanıtmaya çalışmayacağım. Çünkü O, her mektubunda ayrı bir yönüyle gözünüzde biçimlenecektir. Bana ilişkimi soracak olursanız; “Evet, onu mektuplardan çok önce de tanıyordum” derim.

Mektupların ilk baskısı 1997’de, değerli kültür insanı İzzet Gündağ Kayaoğlu’nun girişimiyle gerçekleşmişti. Aradan geçen 16 yıl ve ulaşılan başka mektuplar, yeni bir basımı gerekli kıldı. Bu kez de davet bir başka değerli dost, Veysel Usta’dan geldi.

Buyurun efendim, ben okuyayım, siz dinleyin. Temel Aga ve dünyasıyla bir de siz tanışın bakalım…

Selam eder, sevgi ve saygılarımı sunarım…

Mustafa Reşat Sümerkan